Borçlar Hukuku

Günümüzde kişiler çoğu zaman karşılaştıkları işlem ve eylem karşısında, idareye karşı herhangi bir şey yapılamayacağını düşünerek hareket etmekte ya da idarenin bir geri adım atmasını beklemektedir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi idare hukuku, hukuk devletinin bir gereği olarak ortaya çıkmış olup, idarenin keyfi olarak kamu gücünü fertler üzerinde korumasını yasaklayan bir hukuk dalıdır. Bu nedenle herhangi bir idari eylem veya idari işlem ile karşılaşıldığında hiç zaman kaybetmeden idare hukuku alanında çalışan bir avukattan profesyonel yardım alınması gerekmektedir.

Ayrıca kişiler arasında günlük hayatta kurulan birçok borç ilişkisi, 6098 sayılı kanunda genel hatları ile düzenlenmiş olup, taraflar aksini açıkça belirtmedikçe iradelerinin kanun da belirtilen şekilde olduğu kabul edilir.

Örneğin bir taşınmazın alımı için satıcıya verilen kapora, taraflar eğer aksine bir anlaşma yapmamışsa bağlanma parası olarak kabul edilir ve alıcının sözleşmeyi yapmaktan dönmesi halinde toplumdaki genel kanının aksine alıcıya kaporanın iadesi gerekmektedir. Ancak tabii burada kaparo veren alıcının, kaparo verdiğini ispatlayabilmesi gerekmektedir. Görüleceği üzere en basit borç ilişkileri bile uyuşmazlık konusu haline gelebilmektedir. Bu nedenle tarafların borç ilişkilerinde karşılaştığı ihtilaflar için profesyonel yardım almasında fayda vardır.